Kültür Sanat
Giriş Tarihi : 06-04-2022 14:51   Güncelleme : 06-04-2022 14:51

“Rumeli-i Şahane” Defilesine, Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi Ev Sahipliği Yaptı

"Rumeli-i Şahane" Defilesine, Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi Ev Sahipliği Yaptı

“Rumeli-i Şahane” Defilesine, Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi Ev Sahipliği Yaptı

Rumeli Yönetici ve İş Adamları Derneği (RUYİAD) tarafından düzenlenen ve Balkan coğrafyasında bulunan 12 ülkenin geleneksek kıyafetlerinin derlenerek hazırlandığı ‘Rumeli-i Şahane’ defilesi, 30 Mart Çarşamba günü Ataköy yerleşkemizde bulunan Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Balkan modasının temsilcisi Boşnak Moda Tasarımcısı Müesser Kurt’un tasarladığı geleneksel kıyafetler, Devlet Sanatçısı Özlem Abacı’nın sanatsal kurgusu ve dönem müzikleri eşliğinde yedi tema üzerinden sergilendi.
Adeta bir müzikali andıran defileye; REV & RUYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Erdim, Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu Başkanı Kamuran Atakan, RUYİAD Yönetim Kurulu Üyesi Salih Akgül, Bakırköy Belediye Başkanı Yardımcısı Cavit Ganiç ile farkı sektörlerden iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı.ZAMANSIZ BALKAN KADINININ ÖYKÜSÜ
Organizasyonla ilgili bilgi veren REV & RUYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayla Erdim, “Bugün Rumeli-i Şahane ile Rumeli kadınının, hatta zamansız Balkan kadının öyküsünü anlatıyor olacağız. İlmek ilmek dokunmuş kıyafetlerin eşlik ettiği bir kültür yolculuğunu sahnede dönemsel olarak sergiliyoruz. Bilindiği üzere Balkanlar yüz yıllardır gözyaşı ve kanla anılıyor. Bu anlamda da yaşanan birçok şey unutulmamış durumda. Biz bu akşam zamansız Balkan kadınını yansıttığımız bu öyküde, geleneksel Balkan kıyafetlerini 7 ayrı tema ile devlet sanatçılarımızın da katılımlarıyla sunuyoruz.” açıklamasını yaptı.“HER BİR KIYAFETİN FARKLI HİKÂYESİ VAR”
Tasarımcı Kurt, defiledeki tasarımlarla ilgili “Eski Yugoslavya’da yaşanmışlıkları olan, göçle ilgili kıyafetleri sergileyeceğiz. Kıyafetlerin her birinin farklı hikâyeleri var. Kıyafetlerin temaları da farklı. Kimi göç esnasında giyilmiş, kiminin aşkı barındıran bir hikâyesi var, kimi aile yadigârı. Eskiden giyilmiş ve günümüze kadar korunabilmiş bu kıyafetlere ufak dokunuşlar yaparak farklı bir yorum kattım.” dedi.
Bir göç müzesi kurmayı hedeflediğini söyleyen Kurt, “Ben son 10 yıldır Türkiye’de ciddi sayıda Rumeli insanının varlığını gördüğüm için ve elimdeki bu tarihi kıyafetlerin bir yerde toplanıp göç müzesi kurulması için bunun gibi birçok defilede yer alıyorum.” diye konuştu.