Gündem
Giriş Tarihi : 15-04-2022 17:25   Güncelleme : 15-04-2022 17:25

NURULLAH GENÇ EFENDİMİZ’İ ANLATTI

NURULLAH GENÇ EFENDİMİZ’İ ANLATTI

NURULLAH GENÇ EFENDİMİZ’İ ANLATTI

Ramazan ayı boyunca her akşam izleyiciyle buluşan “İftarı Beklerken” programının konuğu şair ve yazar Prof. Dr. Nurullah Genç oldu. Programda Peygamber Efendimiz (SAV’)’in örnek kişiliğini anlatan Genç, şiirler seslendirerek dua etti. Program, Ali Fıstık’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Sanatçı Adem Tay ise ilahiler seslendirerek ezan-ı şerifi okudu.

Programda Peygamber Efendimizin hayatını öğrenmemiz gerektiğini belirten Genç, “Hep Efendimizi düşününce, yaptıklarını hayal edince bir de kendi halimize bakınca Efendimize hayran olmamak elde değil. Varlığımızdaki değerlerin azlığını ya da çokluğunu ona bakarak anlıyoruz. Bizler seçilmişler olmadığımız için bizde kusur olması kaçınılmaz. Hayatımızı çizgi üzerinde tasarlamak için bir ölçü lazım. Yani kendimizi bulabileceğimiz bir ölçü. Çünkü ölçüyü kendi kendimize koyma imkânına sahip değiliz. Bizim ölçümüzü koyan da bizi yaratandır. Efendimiz de kâinatın yüzü suyu hürmetine yaratıldı. O, tüm insanlığın peygamberi. Diğer peygamberlere de namaz kıldıracak olan seçilmiş en müstesna şahsiyet. Dolayısıyla kendimizi değerlendirirken bir şey yaparken konuşurken düşünürken fiiliyatta bulunurken neye göre tasarlayacağız yaptıklarımızı? Onun hayatına göre. Onun hayatındaki bütün merhaleler bizim için örnektir ve Kuran’ı nasıl yaşamamız gerektiğini ondan öğreniriz” ifadelerini kullandı.

Genç sözlerine şöyle devam etti: “Peygamber Efendimiz insan olarak gönderildi ama Allah tarafından yukarıya alındı. Peygamber Efendimiz yukarıda dursaydı onu nasıl tanıyacaktık? Peygamber Efendimiz insanların arasında ve insanlarla olan ilişkisi de insani. Biz elbette kusurluyuz. Önemli olan kusurda ısrar etmemektir. İslam bir denge dinidir. Peygamber Efendimiz, İslam ‘orta yoldur’ der. Konuşmamızda, davranışlarımızda, yememizde, içmemizde, ilişkilerimizde, sevmemizde, nefret etmemizde ya da kusur bulmamızda hepsinde bir denge olmalı.”

Zandan uzak durmamız gerektiğini belirten Genç, “Zan, bir insanın içinde, kalbinde olandır. İçinizden bir düşünce geçtiği zaman davranış göstermeye hazır hale gelmişsiniz demektir. Çünkü davranış bir organizmanın karşısında verilen tepkidir. Eğer bu uyarıcı içerideki zansa davranışla karşı kaşıyasınız demektir. Zannı dışarıya vurduğunuz anda birisini suçlayacaksınız. Birinsin hakkında konuşacaksınız. Bir fitneye sebep olacaksınız. Ya da iftira edeceksiniz. Ülkemizde ve dünyada herkes hüsn-i zan etseydi dünya çok başka bir yer olurdu.

Şehir Ekranı TV’de sizler için özenle hazırlanmış içeriklerimize ulaşmak için tıklayın.