Eğitim
Giriş Tarihi : 04-06-2021 21:49   Güncelleme : 04-06-2021 21:49

Medeniyet Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Fatih Sultan Mehmet Han’ı Anma Törenine Katıldı

İstanbul’u fetheden ve çağ açıp çağ kapayan büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet Han için, vefatının 540

Medeniyet Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Fatih Sultan Mehmet Han’ı Anma Törenine Katıldı

İstanbul’u fetheden ve çağ açıp çağ kapayan büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet Han için, vefatının 540. yılında son otağını kurduğu Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki tarihi Hünkar Çayırı’nda anma töreni düzenlendi. Programa İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin ÇELİK de katıldı.

Gebze Belediyesi tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in anısına 4. Mehmet döneminde Sadrazam İbrahim Paşa tarafından 1659 yılında yaptırılan Hünkar Çeşmesi önünde düzenlenen programda, Gebze Kaymakamı Mustafa GÜLER ve Gebze Belediye Başkanı Zinnur BÜYÜKGÖZ ile Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin ÇELİK birer konuşma yaptı. 

Prof. Dr. Gülfettin ÇELİK yaptığı konuşmada Fatih Sultan Mehmet’in bilim, sanat ve adalette işaret ettiği medeniyet ufkuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatih Sultan Mehmet Han çağlara örnek olmuş bir karakterdir. Fatih ile birlikte yeni bir çağ açıldı ve yeni bir başlangıç yapıldı. İstanbul fethedilmeden önce kendi kabuğuna çekilmiş ve fakir bir şehirdi. Yokluk yaşayan bir yerdi. Fatih’in İstanbul’u almasıyla birlikte bambaşka bir görüntüye büründü. Kendisi bize çok önemli eserler bıraktı.

Hayatı boyunca 20’den fazla sefere çıkan ve ordusunun başında bizzat bulunan bir hükümdardır. Batı’da Bizans devleti ve Balkanlarda Sırbıstan’dan Arnavutluk’a kadar olan birçok büyük devleti; Doğu’da ise Akkoyunlu, Candaroğulları, Karamanoğulları gibi yapıları Osmanlı sistemine kattı. Ege’yi de bütün adaları içine alacak şekilde fethetti. Tek tek hepsiyle uğraşıp mücadele ederek, ordusunun da başında bizzat bulunarak her birini dünya sisteminin bir parçası haline getirdi. Yani tedbirleri yalnızca İstanbul’la sınırlı kalmadı, Osmanlı devletini dünya nizamı kılacak olan bütüncül tedbirler peşinde koştu. Bunu dünya ufkuna sahip olması sayesinde yaptı.

Nitekim ömrünün son demlerinde uğradığı Hünkar Çayı’na çok büyük ihtimalle Memlük, bir iddiaya göre de İtalya üzerine dünya nizamını var edecek bir sefer yapmak üzere gelmişti. O seferde doğdu ve seferde vefat etti. Daha 10 yaşındayken Manisa’da, devletin nasıl yönetileceğini öğrenen hünkâr, 49 yaşında Gebze Hünkâr çayırında sefer hazırlığındayken Hakk’ın rahmetine ulaştı.

Fatih, çok daha derinlemesine ele alınması gereken, dünya nizamı için adalette, kardeşlikte, çok kültürlülükte vermiş olduğu örneklerle ele alınmayı hak eden, çok daha detaylı incelenmesi gereken ve bizim hayırla yad etmemiz gereken bir büyüğümüzdür. Kendisi bize çok önemli miraslar bıraktı. İnşallah bizler de onun varisçisi olarak, onlardan bakiye kalan bu mirasa sahip çıkacağız ve Türkiye’nin gelecek nesillerine aktarmada yeni yollar bulacağız. Rabbim kendisine rahmet etsin.”

Anma programında diğer konuşmacılar da Fatih Sultan Mehmet’in dünya tarihindeki önemini vurguladı ve onun mirasını genç kuşaklara aktarma konusundaki sorumluluğa dikkat çekti. Ayrıca program kapsamında Fatih’in eserlerini gün yüzüne çıkarmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla önemli kararlar alındı. Bu anlamda Fatih Sultan Mehmet Han’ın son otağını kurduğu Hünkar Çayırı’nın, millet bahçeleri arasında tarihi misyonuyla ön plana çıkacak bir şekilde ve İstanbul’daki Panorama 1453’e benzer bir formatta yeniden yapılandırılması görüşüldü.

Vefa ve anma programı, Gebze Müftüsü Selçuk Kılıçbay’ın ve katılımcıların dualarıyla sona erdi.