Gündem
Giriş Tarihi : 15-11-2021 13:17   Güncelleme : 15-11-2021 13:17

Esenler Belediyesi: USTASIZ USTA AKAD ESENLER’DE ANILDI

USTASIZ USTA AKAD ESENLER’DE ANILDI

Esenler Belediyesi: USTASIZ USTA AKAD ESENLER’DE ANILDI

Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen Esenler Film Günleri’nde Türk sinemasının usta isimlerinden yönetmen Ömer Lütfi Akad’ın anısına panel düzenlendi. Sinema yazarı Suat Köçer’in yönettiği panelde, Yeşilçam’ın usta oyuncusu Hülya Koçyiğit ile gazeteci, sinema tarihçisi ve yazarı Burçak Evren konuşma yaptı. Ayrıca Ömer Lütfi Akad’ın, “Göç” üçlemesinin ilk filmi “Gelin”in özel gösterimi, Dr. Kadir Topbaş Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı.

Lütfi Akad’ın Türk sinemasının kurucularından biri olduğunu dile getiren Koçyiğit, “Çok özel bir sinema anlayışıyla hayatımıza girdi. Çünkü o insanı anlatmayı seçti. İnsanı varlık nedenlerini sorguladı ve ülkesini tanıdı, sevdi. Türk kültürüne çok ilgi gösterdi. Benim için büyük bir şans, böylesine bir ustanın seçtiği bir oyuncu olmak” dedi.

Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşilçam’da uzun yıllar melodram filmlerde rol aldım. Biraz daha sosyal içerikli filmler, daha çok toplumun içinden gerçek hikâyeler, gerçek yaşayan insan tipleri canlandırmak istiyordum ve ‘Lütfi Akad’la çalışmak istiyorum’ diye yapımcıma müracaat etmiştim.

Gökçe Çiçek de bir göç hikâyesiydi aslında.” diye konuştu.

Sinema tarihçisi ve yazarı Burçak Evren ise şunları kaydetti: “Türk sinemasında 1950 ile 1960 arasında ‘Sinemacılar Dönemi’ni başlatan kişi Akad’dır Akad, kendi sinema dilini oluşturdu, buna örnek en önemli filmin de ‘Kanun Namına’ adlı yapımıdır. Akad, kendisinden sonra gelen yönetmenlere ağabeylik yaptı. Türk sinemasında Akad’tan sonra gelecek yönetmenleri saydığımızda Atıf Yılmaz, Metin Erksan, daha sonra Yılmaz Güney, Halit Refiğ, hepsi gerçekten Lütfi Akad’ın kürsüsünden feyz almış ya da onun yanında çalışmış, çalışmasa bile onun sinemaya getirdiklerini yenileyerek tekrarlayarak kendi sinema dillerini bulana karar yararlanmışlardır.”

Evren, Akad’ın aynı zamanda Türk sinemasında birçok ilkin sahibi olduğuna dikkati çekerek “Mesela ‘Görünmeyen Adam İstanbul’da’ diye ilk bilim kurguyu yapan kişidir. Örneğin ‘Vesikalı Yarim’de bizim melodramlarımıza ayrı bir bakış açısı getiren bir filmdir. Tabii ki ‘Gelin’, ‘Diyet’ ve ‘Düğün’le de Türk sinemasında hem üçleme anlamında hem de göç olgusunu bir sinemacıdan daha çok bir edebiyatçı, romancı, tarihçi, araştırmacı titizliğiyle ortaya koyan kişidir.

Yani bizim aslında ‘Yeşilçam’ dediğimiz, sinema dili dediğimiz şey Lütfi Akad’la başlar. Onun için Akad, sadece bir yönetmen değil, bir Türk sineması kuramcısı, birçok oyuncu yetiştiren ve Türk sinemasının temel direklerinden birisidir” ifadelerini kullandı.

Öte yandan sinema yazarı Suat Köçer, Anadolu Ajansı kültür sanat editörü Bünyamin Yılmaz, yönetmen-yazar Abdülhamit Güler, Çağrı ve Ömer Muhtar filmlerinin yönetmeni Mustafa Akkad’’ı, vefatının 16. yıl dönümünde Esenler Belediyesi yayın organı Şehir Ekranı TV’de düzenlenen bir programla andı. Programda Köçer, “Türkiye’deki seyirciler onu Çağrı ve Ömer Muhtar filmleriyle daha çok tanıyorlar ama biliyoruz ki Halloween serisiyle Hollywood’da bir Müslüman kimlikli yönetmen olarak orada varlık gösterdi” dedi. Yılmaz ise Akkad’ın vefatının dünya sineması için büyük bir kayıp olduğunu belirterek “O dönem yaptığım haberler hala zihnimde” diye konuştu. Güler ise şunları kaydetti: “Akkad, saldırıda vefat etmeden önce Türkiye’ye de geldi. O dönem hayal ettiği projeler vardı. İstanbul’un fethi ve Kudüs’ün fethi gibi.